KARIŞIK

13 Mart 2018 Salı

Cafer bin Akil bin Ebu Talip türbesi



                                                             kerbela şehitlerinin mezarları

Cafer bin Akil bin Ebu Talip (Arapçaجعفر بن عقیل), İmam Hüseyin’in (a.s) yârenlerinden ve Aşura günü Kerbela’da şehit olanlardandır.[1] Annesinin künyesi Ümmü Sagar’dır, bazıları ise Ümmü’l Benin olduğunu söylemiştir. Cafer de Müslim b. Akil gibi Hz. Ali’nin (a.s) damatlarındandır. Şehit olduğunda yaşının 23 olduğu söylenmiştir.


Cafer, Akil bin Ebu Talib’in oğludur. Makatilu’t Talibin kitabında annesinin Kilab oğulları kabilesinden Amir b. Amiri’nin kızı “Ümmü Sagar” olduğu belirtilmiştir.[3] Ancak TaberiHişam’dan annesinin Şakar b. Hizam’ın kızı Ümmü’l Benin olduğunu nakletmiştir.[4] Aynı şekilde annesinin Suğriye kızı Hafsa olduğu da söylenmiştir.[5] Cafer de kardeşi Müslim bin Akil gibi İmam Ali’nin (a.s) damadıdır.
Doğum tarihi hakkında fazla bir bilgi yoktur, ancak Lübabu’l Ensab kitabı yazarına göre Kerbela’da şehit düştüğünde yaşı 23’tür


 Hz. Cafer bin Akil’in savaş meydanına çıktığında şu recezi okuduğunu yazmıştır:
انا الغلام الابطحی الطالبی
من معشر فی هاشم و غالب
و نحن حقا سادة الذوائب
هدا حسین سید الاطائب
Ben Ebtahi (Mekke’li) genci ve Talib’in nesliyim
Haşim ve Galib’in hanedanındanım
Ve bizler kuşkusuz büyüklerin efendisiyiz
Bu temizlerin efendisi Hüseyin’dir




http://tr.wikishia.net/view/Cafer_b._Akil..alıntıdır..teşekkürler

İmam Muhammed Cevad  türbesi..kazımeyn






İmam Cevad diye meşhur olan Muhammed bin Ali bin Musa (Arapça: محمد بن علي بن موسی), Şiaların dokuzuncu imamı ve imam Rıza a.s. oğludur. Hicretin 195. yılında Recep ayında Medine’de dünyaya geldi. İmam Cevad (a.s) 25 yaşındayken Abbasi halifesi Mu’tasımtarafından şehit ettirildi ve dedesi İmam Musa b. Cafer’in (a.s) Kazımeyn’deki türbesinde toprağa verildi.[1] İmam Rıza (a.s), oğlu İmam Cevad (a.s) dünyaya geldiğinde doğumunun Şialar için çok hayırlı ve bereketli olduğunu söylemiştir. İmam Rıza’nın (a.s) şehadetinden sonra bazıları kardeşi Abdullah b. Musa b. Cafer’in peşine gittiler, bazıları da “Vakıfilere” katıldı, ancak Şiaların çoğunluğu o zaman daha küçük yaşta olan İmam Cevad’ın (a.s) imametine kabul ederek ona tabi oldu. İmam Cevad (a.s) ile saray bilginleri arasında çeşitli münazaralar yapılmıştır. İtikad, tefsir, fıkhın çeşitli konuları ile ilgili çeşitli hadisler İmam Cevad’dan (a.s) elimize ulaşmıştır.


Nesep, Künye ve Lakapları

İmam Cevad diye meşhur olan Muhammed b. Ali b. Musa b. Cafer b. Muhammed, On İki İmam Şialarının dokuzuncu imamıdır. Annesi Hz. Peygamber Efendimizin (s.a.a) eşi Mariye Kıbtiye’nin hanedanından gelen “Subeyke” hatundur. Elbette bazı kaynaklarda Hizran ve Reyhane diye de zikredilmiştir.[2] Künyesi Ebu Cafer’dir. Genellikle tarihî rivayetlerde künyesi Ebu Cafer-i Evvel olan İmam Muhammed Bakır’ın künyesi ile karıştırılmaması için Ebu Cafer Sani (İkinci) olarak zikredilmektedir.[3] En meşhur lakabı Cevad’dır. Taki, Murtaza, Kani, Razi, Muhtar, Mütevekkil ve Münteceb lakapları da İmam Cevad’ın (s.a.a) lakaplarından sayılmıştır.[4]

Doğumu ve Şehadeti

Tarihçilerin kayıtlarına göre, İmam Cevad (a.s) hicretin 195. yılında Medine’de dünyaya gelmiştir. Ancak doğum günü ve ayı hakkında fikir ayrılıkları mevcuttur. Şeyh Tusi’nin “Misbahü’l Müteheccid”[5] kitabında naklettiği meşhur görüşe göre Receb’in onunda dünyaya gelmiştir, ancak çok sayıdaki kaynağa göre İmam Cevad (a.s) Ramazan ayının ortasında dünyaya gelmiştir.[6] İmam Cevad (a.s) 25 yaşında iken Abbasi halifesi Mu’tasım tarafından Bağdat’ta şehit edilmiştir. Kâzımeyn’de dedesi İmam Musa Kâzım’ın (a.s) türbesinin yanında toprağa verilmiştir.[7]

Eşleri ve Çocukları

Eşleri

İmam Cevad (a.s) h. 215. (veya 214.) yılda Abbasi Halifesi Me’mun’un kızı Ümmü Fazıl’la evlendi.[8] Bu evlilik Me’mun’un isteği üzerine gerçekleşmiş ve İmam Cevad (a.s) Hz. Fatıma’nın (s.a) mehriyesi olan on beş dirheme eşit bir mehirle bu evliliğe onay vermiştir. İmam Cevad’ın (a.s) bu eşinden çocuğu olmamıştır.[9] İmam Cevad’ın (a.s) tüm çocukları Semane-i Mağribiye adlı bir başka eşinden dünyaya gelmiştir.[10] Bazılarının dediğine göre İmam Rıza (a.s) Horasan’da ikamet ettiğinde İmam Cevad bir keresinde babasını görmek için bu bölgeye bir seyahatte bulunur.[11] İşte bu seyahatte Me’mun, kızını imam Cevad’la (a.s) nikâhlar. Nitekim İbn Kesir, İmam Cevad’ın (a.s) Me’mun’un kızıyla nikâh hutbesinin daha İmam Rıza (a.s) hayattayken okunduğunu, ancak düğün töreninin Me’mun’un izni ile h. 215 yılında Tikrit’te yapıldığını söylemiştir. [12] Bu görüşle bazılarının evliliğin 202 yılında bazılarının ise 215 yılında gerçekleştiğine dair görüşleri arasında bir çelişki yoktur, ancak bu durum İmam Cevad’ın (a.s) Yahya b. Eksem’le[13]Bağdat’ta yaptığı ünlü münazara ile uyuşmamaktadır.

Çocukları

Şeyh Müfid’in naklettiğine göre İmam Cevad’ın (a.s): Ali (İmam Hadi), Musa, Fatıma ve Emame adlı dört çocuğu vardı.[14] Elbette bazıları İmamın Hekime, Hatice ve Ümmü Gülsüm adlı üç kızının olduğuna inanmaktadır.[15]

İmametinin Delilleri

İmam Cevad’ın (a.s) imameti (İmam Rıza’nın şehadeti ile) hicri 203 yılından 220 yılına kadar toplam 17 yıl sürmüştür. İmam Cevad’ın imametine birçok rivayet ve karine delalet etmektedir. Örneğin: İmam Rıza’nın (a.s) ashabından birisi halifesi ve vasisi hakkında kendisine yönelttiği bir soruda İmam Rıza (a.s) kendi eliyle önünde oturan oğlu Ebu Cafer’i (İmam Cevad’ı) işaret etmiştir.[16] Başka bir rivayette İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: “Bu Ebu Cafer’i kendi yerime tayin etmiş ve ona makamımı vermişim. Bizler küçüklerin büyüklerinden miras aldığı bir ailedeniz. (Yani büyükler ilmi mirası aldıkları gibi küçüklerimiz de hiçbir fark olmadan ilmi büyüklerden miras alırlar.)[17] Bir başka rivayette ise (İmam Rıza’nın ashabından) Ebü’l Hasan b. Muhammed, İmam Rıza’dan (a.s) şöyle duyduğunu rivayet etmiştir: “Ebu Cafer, ailem arasında benim halifem ve vasimdir.”[18]

http://tr.wikishia.net/view/%C4%B0mam_R%C4%B1za_(a.s)..alıntıdır.

BABA ZAKİR TÜRBESİ.yıldırım .BURSA







      Namazgah ile Mesudi Makramavi mahalleri arasında bir mahalleye adını vermiştir. Bugün bu mahalle Namazgah sınırları içinde kalmıştır.
Baba Zakir, hafi ve cehri zikre vâkıf bir velidir. Asıl adı kaynaklarda Ali, mezartaşında Alâaddin olarak yazılmıştır. Uzun zaman Emir Sultan Hazretlerinin hizmetinde bulunup zakirbaşı (okuyucu başı) olarak görev yaptı. Adının verildiği mahallede İmaret adı ile anılan bir cami ve bir zaviye yaptırdı.Çelebi Sultan Mehmet Han zamanında tahminen 1417 ylılnda 103 yaşında vefat etti. Kabri, bugün Yeşil Türbe den yukarı doğru çıkıldığında Dereboyu sokakta solda, apartmanlar arasında sıkışmış; iki apartmanın daracık havalandırma boşluğunda ona da bir yer bırakılmıştır. Hanımı Hatice Hanım ve kızının kabri 30 metre aşağıda yol üzerindedir.


http://www.yildirim.gov.tr/baba-zakir-turbesi..alıntıdır..teşekkürler.
 BABACI HATUN Türbesi ..taraz .kazakistan

 Babacı Hatun Türbesi Babacı Hatun Türbesi1 , Kazakistan’ın güneyinde (Taraz-Çimkent yolu üzerinde) Jambıl Eyaleti ‘nde Taraz şehrine 18 kilometre uzaklıktaki Ayşe Bibi köyünde, Ayşe Bibi külliyesi içerisinde Ayşe Bibi Türbesi’nin yanında yer almaktadır






Tarihlendirmesi
Türbenin inşa tarihi, banisi ve mimarisi hakkında kesin bilgiye sahip değiliz. Ancak bu konuda değişik araştırmacılar tarafından yapılmış çalışmalarda öne sürülen farklı görüş ve fikirler vardır. B. Glaudinov (2012: 127), eserinde Babacı Hatun Türbesinin kitabesi hakkında A.M. Beleniski ve M.E. Masson eserine istinaden, “Bu muhteşem Abacı Hatun (Babacı Hatun) Mezarının banisi…İlhanşah….Mimarı da Muhammed” yazısı okunduğunu belirtmiştir.



Türbenin inşa tarihi, banisi ve mimarisi hakkında kesin bilgiye sahip değiliz. Ancak bu konuda değişik araştırmacılar tarafından yapılmış çalışmalarda öne sürülen farklı görüş ve fikirler vardır. B. Glaudinov (2012: 127), eserinde Babacı Hatun Türbesinin kitabesi hakkında A.M. Beleniski ve M.E. Masson eserine istinaden, “Bu muhteşem Abacı Hatun (Babacı Hatun) Mezarının banisi…İlhanşah….Mimarı da Muhammed” yazısı okunduğunu belirtmiştir.

Ancak günümüzde farklı dönemlerde yapılan onarımlarla Türbe kitabesinde tahribat görüldüğünden bu bilgiyi teyit edemedik. Türbe kitabesi, yapılan son restorasyon öncesi ve sonrası kitabesinde ise sadece ″E’ÂlÎ ( لى اع أ ( muhteşem2 … Babacı Hatun… ibaresi okunabilmektedir (Fotoğraf: 2-3). B. Glaudinov’un eserine göre (2012: 127), Babacı Hatun Türbesinin banisi İlhan Şah ve mimarının ise Muhammed olduğu anlaşılmaktadır. Ancak elimizdeki mevcut veriler ile bunu teyit etmek çok zordur. Eserin mimarı hakkında da herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Eserin mimarının Orta Asya kökeninden uzaktaki mimarlarla bağlantılı olduğu düşünülmektedir (Bernştam 1956: 59). Türbenin örtü sistemindeki altın oran uyumluluğu ile ahenkliğinin usta bir mimarın işi olduğu anlaşılmaktadır (Mendikulov 1950: 10-11).

M. M. Mendikulov (1951: 229), bu tarz türbeleri 10. yüzyılın sonu veya 11. yüzyılın başı olarak tarihlendirmiştir. Bununla birlikte Kazakistan’da türbelerin genelinde kubbe örtüleri konik veya piramidal külahlı olduğu ve bölgede 19. yüzyıla kadar yaygın bir şekilde kullanıldığı ifade edilmiştir. Kare planlı mekân üzerine çokgen prizma kasnağa oturan kaburgalı, konik külahlı örtü şeklinin ilk olarak 10. yüzyıl sonu ile 11. yüzyıl başı olarak tarihlendirilmiştir. Yapının kare planlı olması, çokgen prizmal kasnağa oturan konik veya prizmal külahlı olarak inşa edilmesi, daha sonraki dönemlerde inşa edilen türbe mimarisine örnek teşkil ettiğinden bahsetmiştir. A.N. Bernştam (1956: 94), “türbenin 10 – 12. yüzyıl Ermeni mimari yapı- larıyla benzerliğine değinerek türbe inşası gelişmiş Karahanlı dönemine (12. yüzyıl) değil, 11. yüzyıla tarihlemek gerekmektedir” demiştir. Buna ilaveten A.M. Belinskii de türbe kitabesindeki yazı çeşidinden hareketle erken dö- nem yapısı olarak tarihlendirme yoluna gitmiştir (Bernştam 1956: 94). T.N. Senigova (1972: 182), yapıyı ayrıntılı bir şekilde araştırmış ve türbenin tarihlendirilmesi hususunda 10. yüzyıl olabileceği ihtimali üzerinde durmuştur. Babacı Hatun Türbesi, plan, malzeme ve cephe düzenlemesi bakımından Samani ve Erken Karahanlı dönemi yapılarına büyük ölçüde benzerlikler göstermektedir. Babacı Hatun Türbesi gibi, 11. yüzyıl yapılarının kubbe örtüsü dilimli, yıldızvari prizmal külah mimari özelliklerini taşımaktadır. Bu sebeple türbe 11. yüzyıl yapısı olarak tarihlendirilmektedir. Çünkü 12. yüzyıldan sonraki anıtsal mimari yapılarda (türbe) yaygın bir şekilde terrakota kullanılmıştır. Buna örnek olarak 12 ve 13. yüzyıla ait Galinja’daki Marmaşen ve Anberde kiliseleri (Ermenistan) gösterilmiştir. Aynı şekilde, 12. yüzyıla ait Kafkasya ve İran’da İslam Mimarisinde konik külahlı, dilimli prizma veya yivli şeklinde örtü sistemi olan Nahçıvan Mümine Hatun, Bastan Yusuf İbn Küteyç ile Amal, Nasir-al-Halka ve Zari, Muhammed Sultan Risa türbeleri, Babacı Hatun türbesine mimari ve süsleme bakımından büyük ölçüde benzerlikler gösterdiği ifade edilmiştir (Bernştam 1956: 92). Babacı Hatun Türbesinin tarihlendirilmesinde sadece örtü sistemine dayanarak bir sonuca varmak eksik olur. Buna ilaveten Babacı Hatun Türbesinde oyma tekniği ile yazılmış Arapça kitabenin nesih yazı türü ve üslubu, 12. yüzyıl Karahanlı dönemine ait yazı örneklerinden ziyade daha çok 11. yüzyıl yazı tipleri ile benzerlik göstermektedir. Çünkü Orta Asya’da 11.yüzyıla ait yapılarda yaygın olarak nesih yazı çeşidi kullanılmıştır. Buna göre adı geçen türbenin yapı, teknik ve süsleme özelliklerine dayanarak Ayşe Bibi Türbesinden daha erken tarihlerde inşa edilmiş olduğu söylenmektedir (Bernştam 1956: 94). Bernştam (1956: 95), Babacı Hatun Türbesi inşaatı ve mimarisi hakkında şahsi bir yorumda bulunmuştur. Yazar bu yorumunda Yedisu (Jedisu) bölgesinde Nesturi (Ermeni) adlı topluluğa 1205 tarihine ait mezarlıktan bahsetmektedir. Buna istinaden 12. yüzyılda burada koloniler halinde Ermenilerin yaşadığını ve Babacı Hatun Türbesi’nin de Ermeni mimarisinden etkilenmiş olabileceğini öne sürmektedir (Bernştam 1956: 95). M. Oluş Arık, Babacı Hatun Türbesini 11. yüzyıla tarihlendirmiştir (Arık 1994: 13). Y.Yaralov, türbeyi 11. yüzyıl yapısı olarak tanıtmıştır (Yaralov 1962: 405). M. Cezar, Babacı Hatun’un, Ayşe Bibi’nin bir yakın bir akrabası olması sebebiyle, türbeyi 12. yüzyılda yapılmış olabileceği üzerinde durmuştur (Cezar 1977: 111-112). O. Aslanapa da M. Cezar’ın fikrine katılarak Babacı Hatun Türbesini 12. yüzyıla tarihlendirmiştir (Aslanapa 2010: 217). Yukarıda belirttiğimiz bilgiler ışığında Babacı Hatun’nun, Ayşe Bibi’nin yardımcısı veya lalası olduğu, dolayısıyla, Babacı Hatun Türbesinin 11. yüzyılın başında inşa edilmiş olabileceğini söyleyen M. M. Mendikulov’un fikrine katılmaktayız.