KARIŞIK

14 Mayıs 2016 Cumartesi

MURTAZA BABA VE HÜSEYİN DEDE TÜRBESİ



MURTAZA BABA VE HÜSEYİN DEDE TÜRBESİ..

        TEKİRDAĞ...MURATLI



Muratlı’ya bağlı Kırkkepenekli mahallesinde bulunan Murtaza Baba ve Hüseyin Dede türbeleri
Kapısının, bahçesinin ve çevresinin bakımsız olması, iki türbenin bulunduğu evlerin çevresi saman depoları, gelişigüzel atılmış eşyalarla, “dini değerlerimize böyle mi sahip çıkılıyor denilmektedir.
Yapılan araştırmada,bu türbelerin iç temizliğini,mahalle imamının gönüllü olarak yaptığı,türbelerin temizlik ve bakımının yapılabilmesi için resmi bir görevlinin bulunmadığı,bu türbelerde bir güvenlik zafiyeti bulunduğu,adaklık kurban kesim yerinin hijyenik olmadığı görülmüş olup,bu tür eylemlerin gerçekleştirilmesinin kim tarafından yapıldığı merak edilmektedir

Horoz Dede Türbesi

Horoz Dede Türbesi 

AFYONKARAHİSAR –Merkez –Yukarı Pazar Mescidi Yanı









Horoz Dede’nin gerçek adı Necmeddin Ruzbe’dir. Sahipata Fahreddin’in torunu olan Şemseddin Mehmet Beye Afyon’un valiliği verilinceye kadar ilin yönetiminden sorumlu olmuştur. Afyonkarahisar’ın fethi esnasında çıkarmış olduğu seslerden dolayı halk arasında Horoz Dede denmekte ve saygı gösterilmektedir. Horoz Dede, Deve Dedeve Mürdümek Sultan fethe beraber katılmışlardır. Hem asker hem de derviştir.   

 Afyonkarahisar İli merkezinde Yukarı Pazar Mescidinin 50mt kadar güneydoğusunda türbesi vardır.  

Türbe 1902 yılında büyük yangında yanmadan önce Yukarı Pazar Mescidinin batı kesimindeydi. Sonradan taştan sandukası yapılmış, daha sonra türbe üzerine ev yapılması üzerine, kemikleri yapılan evin çatısına taşınmıştır. 

Menkıbeler: 1-) Halk arasında Horoz Dede’nin, Afyonkarahisar kalesinin fethi için savaşan Türk yiğitlerinden efsaneleşmiş bir kahraman olduğu söylenmektedir. Fetih sırasında komutanlar tarafından, sabah erken vakitte horozların ötmesi ve ezanın okunmasıyla birlikte, ‘Allah Allah’ nidalarıyla kaleye hücum edilmesi kararlaştırılır. Ancak, gece boyunca meçhul bir kahraman, sabredemez, gece yarısı vakitsiz horoz gibi ötmeye başlar. Bunu duyan Mürdümek Sultan da gür sesiyle sabah ezanını okur. Düşmanı gaflet uykusunda bastıran Türkler böylece kaleyi fethederler. Bu kahramana da Horoz Dede lakabı verilir.

2-) 1920 yılında Yunan işgalinde bir asker Horoz Dede’nin kabri üzerinde ata biner gibi yapar. Yunan askerinin derhal ayağı uyuşur, ağzı köpürerek yere yuvarlanır.

Kaynakça: Yusuf Ilgar – Afyonkarahisar’da Mezarlıklar ve Türbeler / Abdulhalim Durma – Evliyalar Şehri Afyonkarahisar – 2009 / Mehmet Gündoğan – Afyon Alimleri Evliyaları -1994

Şeyh Müslüm Türbesi

Şeyh Müslüm Türbesi..şanlıurfa


 Suruç ilçesinin 5 km güneydoğusunda yer alan cami, iki türbe, minare vb. çeşitli birimlerden oluşan bir yapı topluluğudur. İnşa kitabesi bulunmayan yapının camii, zaviye tekke ile birlikte 1168-1169 yılında inşa edildiği kabul edilir. Külliyenin türbesinde gömülü olduğuna inanılan Şeyh Müslim ya da Şeyh Mesleme Bin Name es-Seruci hakkında bilinenler söylencelere dayanmaktadır. Birçok hastalık için Şifa dağıttığına inanılan türbe, daha çok çocuğu olmayan kadınlar ve akıl sağlığını yitirenlerin getirildiği bir ziyaretgâhtır.

Kul Hüseyin Türbesi

Kul Hüseyin Türbesi 

AMASYA –Gümüşhacıköy –Keçi Köyü


Kul Hüseyin TürbesiTürbenin Yeri: Kul Hüseyin Türbesi, Amasya İli Gümüşhacıköy İlçesi Keçi Köyündedir.
1808 yılında Suluova Kazanlı Köyünde doğmuştur. Babasının adı Veli, anasının adı Fadime’dir. Genç yaşta her ikisini kaybedince, Merzifon Yakup Köyüne giderek burada çobanlık yapar. Hayvanları otlatırken yanına gelen Sersem Hızır Baba’ya intisap edip eğitimini onun yanında alır. Dana kuyruğunun kıllarından yapmış olduğu kemane ile deyişler, türküler okur. 1881 yılında vefat eder.

Türbe betonarmeden inşa edilmiştir. Türbe önündeki tabelada Komşu Dede Kul Hüseyin Türbesi yazmaktadır.

Ziyaret Nedeni: Türbe Keçi köylüleri tarafından ziyaret edilmektedir.

Menkıbeler: 1-) Kul Hüseyin’in yanına gelen Sersem Hızır Baba, Kul Hüseyin’i tabakasını alması için Hayrettin Köyüne gönderir. Hayvanlarını düşünen Kul Hüseyin’e Hızır Baba “Korkma ben hallederim” der. Kul Hüseyin Baba’nın tabakasını koşarak alıp gelir. Hayvanların yanına geldiğinde bir de bakar ki, Hızır Baba koyunları etrafına toplamış ve onlarla sohbet ediyor… Bunun üzerine Kul Hüseyin hemen Sersem Hızır Baba’ya intisap eder.  

Bahşi Halife Türbesi

Bahşi Halife Türbesi

AMASYA –Merkez –Şeyhcui Mahallesi


Akbilek Evliyası Türbesi

 Bahşi Halife Türbesi Amasya İli merkezinde bulunan Şeyhcui Mahallesi Akbilek Bağlarına yakın konumdaki bir tepenin üzerindedir.
 Akbilek Evliyası, Dede Bahşi bin İbrahim, Akbilek Bahşi Halife bin İbrahim olarak da anılmaktadır. Akbilek Evliyası Mezarı olarak tescilli bir yapıdır.

Bahşi Halife Taşova İlçesi Uluköy’de doğmuş, 1523-24 yıllarında Amasya’da vefat etmiştir. Eğitimini Amasya’da tamamlayıp Mısır’a gitmiş, burada dönemin ünlü alimleri olanCelaleddin Suyuti, Zekeriya el Ensari ve Şemseddin Muhammed Sehavi’den dersler alır. Dünya işleri ile pek ilgilenmez, devamlı nafile namazı kılar, az şeyle kıt kanaat yaşarmış. Fıkıh ve tefsir konusunda bir hayli bilgilidir. Eskiden medrese eğitimine başlayan öğrenciler ilk dersinin onun türbesinde yaparlar, çözemedikleri meseleleri Cuma günü türbeyi ziyaret ederek hallederlermiş.  

Türbe gayet bakımlıdır. 6,8x5,1 mt ölçülerinde olan türbe bir eve benzemektedir. Üzeri kiremit kaplıdır. Yanında ufak bir cami de bulunmaktadır. Türbenin içinde Bahşi Halifenin sandukası bulunmaktadır.

Türbe her türlü istek için ve akıl hastalığı bulunanlar tarafından ziyaret edilmektedir. Akıl hastaları türbede iki rekat namaz kılar, evliyanın sandukası başında kurban adağında bulunurlar. İyileşme olunca adaklarını yerine getirirler.

Menkıbeler: 1-) Bir ayyaş her gece türbede kalıp içki içermiş ve her sabah da kendini türbenin dışında bulurmuş. Bir gece yine türbede uyuya kalmış ve bu sefer cehennem görüntüler görünce tövbekar olmuştur.
2-) Akbilek Evliya abdestin faziletlerini bir vaazında anlatmaktadır. Abdest aldıkları bölgelerin ahrette nur gibi parlayacağından bahsetmektedir. Bunun nasıl olacağını bazıları aklından geçirirken Akbilek işte böyle diyerek kollarını açar ve abdest aldığı yerleri nurlar içinde aydınlanır. Bunun üzerine ona Akbilek demektedirler. 

Kaynakça: Abdülhalim Durma –Evliyalar Şehri Amasya -2003 / Rahime Özdoğan –Amasya’da Adak Yerleri İle İlgili Halk Anlatıları -2006 / www.kurumsal.kulturturizm.gov.tr

Şeyh Sadi Türbesi

Şeyh Sadi Türbesi 

AMASYA –Amasya –Şeyhsadi Köyü


Şeyh Sadi Türbesi
Şeyh Sadi Türbesi
Şeyh Sadi Türbesi
Türbenin Yeri: Şeyh Sadi Türbesi, Amasya İli merkez ilçesi Amasya’nın Şeyhsadi köyündedir.
Şeyh Sadi Kimdir: Şeyh Muhammed Sadi olarak da anılan Şeyh Sadi Alevi/Türkmen cemaatinin bölgede ileri gelenlerindendir. Hacı Bayram Veli’nin hocası olduğu söylenmektedir. Şadgeldiler sülalesindendir. 1393 yılında Yıldırım Beyazıt Amasya’yı feth ettiğinde namı tüm Amasya’ya yayılmış olan bir İslam alimidir. Yıldırım Beyazıt’ın oğlu Mehmet Çelebi Amasya’ya tayin olunca Şeyh Sadi ile yakın ilişkiler kuracaktır. Ömrünün son dönemlerinde bugün türbesinin olduğu yerde tarımla uğraşacaktır. 1410 yılında vefat ederek tekkesinin bulunduğu yere defnedilmiştir.  
Türbenin Durumu: Türbe ve tekke 1409 yılında Karakeçilioğulları’ndan Muslihuddin Musa Bey tarafından yaptırılmıştır. Şeyh Sadi’nın vefatından sonra oğlu Abdulmennan Çelebi tekkenin başına geçmiştir. Türbe günümüzde yapılan yenilemelerle özgün yapısından bir hayli uzaklaşmıştır. Türbe etrafı aynı zamanda piknik alanı olarak da kullanılmaktadır.   
Ziyaret Nedeni: Türbeye yurdun her yerinden ziyaretçiler gelmektedir. Değişik dilekler için ziyaret edilen türbede adak olarak kurban adağı adanır. Dilek gerçekleşince türbeye gelip burada kurban kesilip dağıtılır. Sandukanın başında oyuk bir kaya vardır. kurban kesilmediğinde bu kayanın içinden geçilemeyeceğine inanılmaktadır. 

Menkıbeler: 1-) Şeyh Sadi binlerce askeri bir kazan bulgur pilavıyla, atlarıysa bir mendil arpayla doyurduğu görülmüştür.
2-) Türbeyi ziyarete gelenlerin bazıları Şeyh Sadi hazretlerini rüyasında gördüğü için geldiklerini söylemektedir.
3-) Çocuğu yürüyemeyen bir kadın Şeyh Sadi’nin rüyasında çağırmasından dolayı Isparta’dan ziyarete gelir ve çocuğu yürüyünce kurbanını keser.      

Kaynakça: Abdülhalim Durma –Evliyalar Şehri Amasya -2003 / Rahime Özdoğan –Amasya’da Adak Yerleri İle İlgili Halk Anlatıları -2006 / www.panoramio.com 

Taylan Köken