KARIŞIK

20 Haziran 2016 Pazartesi

Cimcime Sultan Türbesi ANKARA / HAYMANA / Merkez

Cimcime Sultan Türbesi

ANKARA / HAYMANA / Merkez


Cimcime Sultan Türbesi
Cimcime Sultan TürbesiCimcime Sultan Türbesi, Ankara İli Haymana İlçesi merkezindedir.
 Cimcime “Çimmek, Yunmak”tan yıkanmak anlamındadır. Sevimli küçük kızlara da Cimcime denilmektedir.

Evlatları olmayan bir aile tarafından saraydan alınarak büyütülen bir kız çocuğudur. Ailenin daha sonra bir kız çocuğu daha olur. Cimcime Sultan’ı kıskanan öz çocuk annesiyle birlik olup Cimcime Sultan’ı evden uzaklaştırır. Muhtemelen bu duruma sıkılan Cimcime Sultan’ın vücudunda yaralar, siğiller çıkmaya başlar. Haymana Kaplıcalarının olduğu yere gelip sıcak sularda hızla iyileşen Cimcime Sultan artık burada yaşamaya karar vermiştir. Etrafına da bu kaplıcaların faydalarını anlatmış ve burayı tanıtmış. Ölünce de buraya yakın gömülmek istemiştir.     

 Türbe ilçe merkezinde üstü açık sanduka biçiminde bir mezardır. Türbe restore edilip üzeri bir çatıyla örtülmüştür.

Türbe özellikle hayır duası için ve değişik rahatsızlıklarına şifa bulmak isteyenler tarafından ziyaret edilmektedir. Dilek adayanlar dileğinin olması için türbe üstüne mendillerini bırakır, mendil sabah kadar düşmezse dileklerinin olacağına inanılır.

Kaynakça: www.haymana.bel.tr / Halil İbrahim Bıçak –Tarih İçinde Haymana -1986

Alışoğlu Türbesi ANKARA / KALECİK / Merkez

Alışoğlu Türbesi

ANKARA / KALECİK / Merkez


Alışoğlu Türbesi
Alışoğlu Sandukası
Şifa Arayanların Geceleri Uyuduğu Yer 
 Alışoğlu Türbesi, Ankara İli Kalecik İlçesi merkezinde Kale Mahallesindedir.

 Alıçoğlu, Alişoğlu, Alışoğlu Horasan’dan bölgeye gelen Nakşibendi Şeyhidir. Alişoğlu Ali Efendi olarak da anılmaktadır. Horasan’da eğitimini tamamlamış ve askeri hakim olmuştur. Hacı Bayram-ı Veli hazretlerinin akrabasıdır. Kayseri’de hakimlik yaparken, Hacı Bayram tarafından Kalecik’de hakimlikle görevlendirilmiştir.

Alışoğlu Türbesi dikdörtgen planlı, kerpiçten yapılmış, iki odalı basit bir türbedir. Türbede üç sanduka bulunmaktadır. Sandukalar Alişoğlu, eşi ve kızına aittir. Türbe Alişoğlu tarafından 1231 yılında yaptırılmıştır.
Türbe Koruma Kurulu kararıyla 1.Derece Anıt Eser olarak 1981 yılında Alıçoğlu Türbesi olarak tescillenmiştir 
Halkın ulu bir kişi olarak nitelendirdiği Alışoğlu hayır duası için ziyaret edilmektedir. Türbe özellikle bel, yel ve romatizma ağrıları için ziyaret edilmektedir. Türbede gece yatılarak şifa aranmaktadır.
       
Kaynakça: www.kalecik.com.tr / Dr. Yaşar Kalafat –Diyanet İşleri Başkanlığı Arşivine Göre Horasan Eri Olarak Bilinen Anadolu Yatırları-I ( www.dergiler.ankara.edu.tr ) /www.envanter.gov.tr

Kazancı Baba Türbesi ANKARA / KALECİK / Merkez

Kazancı Baba Türbesi

ANKARA / KALECİK / Merkez


Kazancı Baba Türbesi
Kazancı Baba Türbesi
Kazancı Baba TürbesiKazancı Baba Türbesi, Ankara İli Kalecik İlçesi merkezinde Ahi Kemal Mahallesi Karkıncıbaba Sokaktadır.
Kazancı Baba Rufai Şeyhi olup, Fatih Sultan Mehmet’in Tüfekçibaşı’dır. Karkıncı Baba olarak da anılan şeyh hakkında detaylı bir bilgi yoktur.

 Kazancı Baba Türbesi kare planlı, taş ve tuğla malzemeyle inşa edilmiş, 15 yüzyıl yapısıdır. Türbe 1969 yılında restore edilmiş ve bu kümbeti andıran türbe önüne bir giriş odası ilave edilmiştir.
Türbe Koruma Kurulu kararıyla 1981 yılında 1.Derece Anıt Eser olarak tescillenmiştir.
       

Yediler Tekkesi..Kıbrıs

Yediler Tekkesi..kıbrıs
























Lefkoşa sokaklarında dolaştığım bir vakit ara sokaklarda kaybolduğumu düşünürken gözüme Yediler Tekkesi levhası ilişmişti. Tekke yazısını görür görmez yaklaştım ama içeri giremedim, çünkü kapalı idi. Sadece pencereden gördüm. Bulunduğu sokağa da adını veren Yediler Tekkesi maalesef dikkat edilmezse görülmeyecek bir şekilde öylece duruyor.Önceleri böyle değilmiş, oldukça geniş sayılabilecek bir arazinin ortasında bir tekke imiş burası. Şimdi geriye kala kala küçük bir ön avlu ve yedi mezarın bulunduğu küçük bir hücre kalmış. Kuzey kapısındaki avlu girişine sıra sıra dükkan yapılıp kiralandığı için tekkenin bütünlüğü iyice bozulmuş, tekkeye benzer bir şey kalmamış ortada. Ancak yakınına gelince fark edilen içinde yedi sandukanın bulunduğu tek odalı bir hücre var. Buna da şükür. 1571’de, Lefkoşa’nın fethi sırasında sokak aralarında yapılan savaşlarda şehit olan yedi Türk askerinin, bir rivayete göre yedi kardeşin mezarı imiş burası. Buraya kadar normal. Asıl ilginç olan bu yedi şehit askerin geceleri atlarıyla bölgeyi dolaşıp asayişi temin ettiğine dair olan söylence. Herkese görünmezlermiş, sadece gölgesi hafif olanlara görünürlermiş.

Çok eskiden burada Venedikli bir zengine veya asile ait bir ev varmış burada. Şehrin merkezinde bir yerde zaten. Belki de bu evi ele geçirirken şehit düştüler ve şehit düştükleri yere de defnedildiler.Tekke veya türbe 1955’lerde o kadar bakımsız ki Lefkoşa Belediyesi bir ara yıkmak istemiş burayı. Ancak dönemin Kıbrıs Müftüsü Dana Efendi’nin müdahalesiyle yıkılmaktan kurtulmuş.Eskiden türbenin bakımı ile ilgilenen türbedarın kaldığı bir kaç oda bulunurmuş çevrede. Şimdi ise yaşlı bir hanım ilgileniyor türbe ile. Anahtarı onda, ancak onu evinde bulabilirseniz içeri girebilirsiniz. Zar zor bulabildik teyzemizi, şükür.Yakın zamana kadar, yakın dediysek 20-30 sene öncesine kadar, bazı yaşlı teyzeler özellikle Perşembe ve Cuma günleri gelip ibadet ederlermiş, tespih ve zikir çekerler, adaklarını dağıtırlarmış burada. Dilekler kabul edildiği zaman mum yakma, yeşil renkli bezler örtme adeti varmış ama artık unutulmuş. Şimdilerde çok az kişi tarafından biliniyor ve ziyaretçileri de iyice azaldı. Bir de çıkmaz sokak gibi bir yerde olduğu için ancak benim gibi kaybolanların tesadüfen bulabilecekleri bir yapı.Şimdilerde iyice unutulmuş bu yapının küçük ama özellikli bir mimarisi var. Kuzeye bakan avluya çıkan kapı kapatıldığı için girişler tek taraftan güney tarafından. Basık kemerli bir kapı girişi var yola bakan. Girer girmez hemen solda bir mihrap var. Çok sağlam olmayan bir çatının örttüğü doğu duvarının önünde sarı taştan yapılmış yan yana dizili yedi mezar var. Batı duvarında ise basık kemerli iki pencere var.

KIRK-KIZLAR türbesi..niksar

KIRK-KIZLAR türbesi..niksar




Kırk Kızlar türbesi Efsanesi
Bir zamanlar Niksar'da dünya malina düşkün,zalim bir vali yaşamaktadir.Niksar halki
 zulümden bezmiş,yoksulluk içinde yaşam sürmeye çalişmaktadir.valinin iyi yürekli
 güzel kizi da babasinin zulmüne dayanamaz.Kirk kiz arkadaşiyla bir çete kurar.Erkek elbiseleri giyip sik sik valinin sarayini basip ele geçirdiklerini yoksul halka dağitirlarmiş.
Valinin en akilli adamlari,en güçlü askerleri çeteyi yakalayamaz. Çünkü kiz babasinin planlarini önceden haber almakta,hazirlanan tuzaklara düşmemektedir.Aradan uzun
 bir zaman geçer.kizin dadisi işi anlar,koşup valiye duyurur.

Valide kirik kizla birlikte kizini yakalatir,başlarini vurdurur. Büyük bir gömüt kazdirilir 
ve hepsi buraya gömdürülür daha sonra halk bu gömütün üstüne bir türbe yaptirir.

Eser cedit mahallesi kırkkızlar sokağında bulunmaktadır. Banisi ve inşa tarihi belli değildir. Ancak üslûp özellikleri itibariyle XII. Yüzyılın ilk çeyreğine tarihlenmektedir.Kümbetin inşası ( H.617-M.1220 ) tarihine yakın bir tarih 
olarak gösterilmektedir.
Kümbet Anadolu’da az sayıda bulunan tuğla işçiliğine sahiptir. İçte ve Dışta sekizken plândır. İki katlı olan yapının alt kısmında mumyalık yer alır, Girişi, kuzey doğu cephesindedir.